azıcık sallanalım.

of çok mutsuzum.iki kelimeyi bir araya getiremiyorum.utanmasam ağlıycam.kendime yediremiyorum

yemin ediyorum gülmeye hasret kaldım.

bu bekarlıktan bıktım usandım.

kaburgam kalbime batmadan bir gün geçmiyor.

sonunda kendimi deli gibi yaptım.

bir cevap bulamadığım için hala aklımdan çıkartamıyorum.

neden ben değil?

n’oldu yıkıldık,ezildik,bu formüllerin altında,paramparça olduk.iki taş arasında un ufak olduk.ters döndük,kaybolduk,görünmüyoruz değil mi? olsun.biz yine güneşe bakacak bir delik buluruz kendimize,bulmadık mı daha önce? yine buluruz,önemli değil.biz önemli olan her şeye önemli değil dedik zaten.boş verdik.yine veririz.bunlar küçük,önemsiz şeyler,biz daha önemlileriyle boğuştuk değil mi? savaştık,yine savaşırız.gücümüz,kanımız bitene kadar savaştık,biraz da bunlarla savaşalım.biz alışığız.bizden bunu istediniz bunu yaptık,başka isteyin başka yapalım.biz yaparız.biz buyuz zaten.bu kadarız.olsun.bizde bu kadar oluruz.önemli değil.

bi şeyleri alt alta yazmak bana iyi hissettiriyor.

anlamadığım şeyler;

bir;

her

şey.

kafamı dayadığım her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

her yer,

çamura dönüşüyor.

sana kendimi anlatamamayı kendime yediremiyorum.

bir kaç avuç çiçeğin suyunu çıkartıyorum.

nesquik yiyip ahmet kaya dinliyorum.saat on iki kırk altı.