“vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi
ama belli ki sonundayız herşeyin
en sonunda.”
“vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi
ama belli ki sonundayız herşeyin
en sonunda.”
ben öyle bi şey demedim.
sen hep mi acı çektin hayatında,ne geldi başına he nooldu kamyon mu geçti üstünde de bütün organlarını kaybedip göz alfabesiyle konuşuyosun.birleştirsinler yani noolucak ki,burda hepimiz ego şişirmiyo muyuz sonuçta,bütün mutsuzluğumuzun geçmesi o ”kalp” butonına kaç defa tıklandığıyla alakalı değil mi zaten.neyse ya.büşra mıydı ?
hayatı bu kadar edebileştirmeyin,bu kadar dramatize etmeyin amına koyim.
bokun suyunu çıkarmayın.
hiç mi mutlu olmuyosun şu hayatta,hiç mi keyif almıyosun.her şey sevgili mi?
sabah kahvaltını hazırlayıp gitmiş annenin olmadığını düşün bi an,babanı kanserden kaybettiğini ya da,karşılaştır şimdi o mutsuzluklarını siktimin yanlızlık triplerinle.artanı da götüne sok.
ya da cebinde kalan son paranın minibüs parana denk geldiğini düşün,buna da mı mutlu olmıycaksın,otur çizgi film izle,kardeşinle top oyna.
bu mu lan hayat,hakkatten buraya mı diyolar dünya.
sikerim,saygılarımla.
aa,yok,ı ıım,cıps,hayatta olmaz o kadar özelimi anlatamam.